Yazı Detayı
15 Eylül 2020 - Salı 12:57 Bu yazı 38 kez okundu
 
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-5
Anuş GÖKCE
yazar@cumra26haziran.com
 
 

…Öyleyse ben de insanım. Babası ölen bir insan, amcasının dünyada yok etmek istediği bir insan; üstelik de anasının kanına susadığı bir adama varmak mecburiyetinde olan bir insan. Anladın mı şimdi hay Sav-Tekin. Babamın ölümü o kadar birdenbire oldu ki. O kadar uzakken, o kadar imkânsızken; bütün sevdikleri, bütün güvendikleri… o meşhur, cihana nam salmış koca Selçuklu Beyleri yanındayken, aldığı kaleden daha sağlamken… Babam Alpaslan, Bizans’ı bir saatte tuz buz eden Türkmen; yeryüzüne sığamayıp da denize kucak açan, göğü avuçlayan oğuz boyunun güvenci, Selcan Hatun’un gözlerinde açıveren gül, Melikşah’ın sırtını dayadığı kaya, Afşin Bey’in dayandığı, Yakutlu amcamın dünya direnci, Sav-Tekin’in gönül direği Sarı Hoca yadigârı…” (Anahtar, s.28) Mustafa Necati Sepetçioğlu eserlerinde yalnız tasvirler ve psikolojik tahlillere yer vermez. Bunların yanında halk hikâyelerine, efsanelere, atasözlerine Türkülere ve manilere de yer verir. Kadınlar gölbaşında çamaşır yıkarken Pelit Ana Gökçen kıza şu maniyi söyler: “Dama vurdum kazmayı Çift dola gel yazmayı Anandan mı öğrendin Böyle serbest gezmeyi” Aynı şekilde Gökçen Kız da cevap veriyor: “Sarıca yanaklıyım Derelerde saklıyım Anası da biliyor Oğluna meraklıyım…”(Anahtar, s.117 v.d) Mustafa Necati Sepetçioğlu Anadolu Selçuklu Devletini, Büyük Selçuklu Devletine bağlı bir devlet olarak görür ve eserinde de bu birlikteliği sürekli vurgular: Süleyman Bey’in imparator olmak için kendisine destek verdiği Melisos’da bir konuşma esnasında; “…Doğru dersin. Şimdi Nikia’ya benim yerleşmem lazım. Benim de bir yerlerde durmam, öteki şehirlere de söz dinleteceğim bir yerimin olması gerek. Sana daha yakından yardım edebilirim. Yani bir devlet gibi mi? Öyle de sayabilirsiniz? Adsız? Yoo. Adını da koruz. Türkmeniz biz. Madem Türkmeniz bulunduğumuz yer de Türkiye olur. Bize bir devlet dedin, öyleyse adını da Türkiye belle. Melikşah’tan ayrı mı? Hayır?...” (Anahtar, s.248 v.d) “Kapı” da Hasan Sabbah ve Batıni dailer Avrupa’ya giderek manastırlarda ve kiliselerde Türkler aleyhine propaganda yaparak Hristiyan din adamlarını kışkırtmaları, Bizans İmparatorunun Selçuklu Devletine karşı Avrupa’dan yardım istemesi, Papanın ve Piyer Lermit’in vaazlarıyla Anadolu’ya Haçlı Seferlerinin başlaması, Çaka Bey- Kılıçaslan anlaşmazlığı; Çaka Bey’in ölümü, İznik’in kaybı, Haçlıların Antakya ve Urfa’ya ulaşmaları, Kılıç Arslan’ın Konya’yı merkez edinmesi, Malatya’yı alması, Çavlı ile savaşı ve ölümü anlatılır. Kapı, Anadolu’dur. Kapının korunması, sağlam tutulması gerekir. Kapının sağlam tutulması için kılıç erleri canla başla çalışırken manevi mimarlardan Karakurt Hafız da Türk töresini unutturmamak için kolları sıvayıp, Türklerin Ergenekon’dan çıkışını temsilen Manisa’da demir dövdürtmüş, bugünkü Demirci’nin adını vermiştir. İzmir Bölgesinde güçlü bir beylik kuran ve kurduğu donanmayla Bizans’a nefes aldırmayan Çaka Bey’le Kılıç Arslan’ın arası açılır. Buna sebep Bizans İmparatoru tarafından Çaka Bey’e ait olan bir yazıyla gönderilen bir mektuptur. Bizans imparatoru iki beyin birleşmesini önlemek için bu oyunu oynamıştır.

Kendi has hizmetçisini de düğüne göndererek Çaka Bey’i, Kılıçaslan’ın konağında zehirletir. Bu kışkırtma sonucunda Anadolu’ya Haçlı seferi başlar. Piyer Lermit önderliğinde bir milyonu geçkin Haçlı ordusunun öncü kuvvetlerini Yalova İznik arasında durdurduktan sonra zırhlı birliklerle karşılaşan Kılıç Arslan onların karşısında savaş düzeni alamaz. Malatya kuşatmasını yarıda kesip geldiğinde İznik’in hem göl tarafından hem de karadan kuşatılmış olduğunu görür. İznik’i kaderine terk ederek Konya’ya doğru çekilir, Konya’ya başkent edinir. Haçlıların Selçuklu topraklarından geçişini engelleyemez. Eskişehir ve Konya Ereğli’sinde yaptığı baskınlarla haçlılara çok kayıp verdirir. Haçlı kuvvetleri sayıları az da olsa Kudüs’e ulaşırlar ve Urfa ve Antakya’da kontluklar kurarlar. Malatya’yı alan Kılıçaslan da Çavlı ile Musul ve Halep arasında bir mevkide savaşa tutuşur. Esir olmaktansa ölmeyi yeğleyen Kılıçaslan atı ile Habur nehrini geçmek isterken hayatını kaybeder. Bizans’ta Türk casusu olarak bulunan Alpaslan’ın eniştesi Ersagun Bey, Türklerin Anadolu’da tutunması için Bizans’ın içinde bulunduğu durumdan, Türkmen’in birlik olması için yaptığı faaliyetler de “Kapı”da uzun uzadıya anlatılmaktadır… “…Alpaslan’ın çok yakın akrabasıyım Virna… O senin nohut taneleri gibi takur tukur deyip beğenmediğin bir fikir için, o fikir başarıya ulaşsın diye karımı oğlumu bırakıp geldim Bizans’a; hemm de Alpaslan’a, soyuma, milletime hıyanetlik etmiş görünüp, o yanda hayın bilinip geldim. Merv’de kalan oğlumla karım bile böyle bilir beni; şimdiki nesil adımı duysa iğrenir… O fikir, uğruna korkmadan kendimi harcadığım, Urumeli’inin Türkmen’e yurt edinilmesi fikriydi. Bilmeden bir kapı dedin, doğru dedin. O kapı, önceleri Ceyhun yörelerindeydi, Tuğrul Bey’le Çağrı bey zamanlarında. Alpaslan getirip Malazgirt’te pekiştirdi, Süleyman Şah örmeli taşlarla İznik’te devleştirdi bu kapıyı…(Sürecek)

 
 
 
Etiketler: Tarihi, Roman, Serüveninde, Mustafa, Necati, Sepetçioğlu-5,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
6
0
0
0
2
2
2
Alanyaspor
6
0
0
0
2
2
3
Fenerbahçe
4
0
0
1
1
2
4
Hatayspor
4
0
0
1
1
2
5
Antalyaspor
4
0
0
1
1
2
6
Beşiktaş
4
0
0
1
1
2
7
Fatih Karagümrük
4
0
0
1
1
2
8
Göztepe
4
0
0
1
1
2
9
Kayserispor
3
0
1
0
1
2
10
Sivasspor
3
0
1
0
1
2
11
BB Erzurumspor
3
0
1
0
1
2
12
Kasımpaşa
3
0
1
0
1
2
13
Denizlispor
1
0
1
1
0
2
14
Yeni Malatyaspor
1
0
1
1
0
2
15
Gençlerbirliği
1
0
1
1
0
2
16
Trabzonspor
1
0
1
1
0
2
17
Gaziantep FK
1
0
1
1
0
2
18
Konyaspor
1
0
0
1
0
1
19
MKE Ankaragücü
0
0
1
0
0
1
20
Çaykur Rizespor
0
0
2
0
0
2
21
Başakşehir FK
0
0
2
0
0
2
SAĞLIK ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv