Yazı Detayı
21 Kasım 2018 - Çarşamba 08:53 Bu yazı 644 kez okundu
 
MEN ERDEBİL’DENEM
Gülay Sormageç
yazar@cumra26haziran.com
 
 

Uzaklara dikti bakışlarını, sorgular gibiydi… Yitirdiklerini arar gibi… Yine anlatmaya başlamıştı yaşadıklarını Bayhan… Sesinin tınısında hüzün yüklü ve yüreğinde yaşanmışlıkların derin sancısı… Çayını yudumlarken anlatıyordu yaşadıklarını hiç yüksünmeden, yorulmadan… Bir kitap kafe buluşmasındaydık. Her cümlesi ruhumu hırpalıyordu. Telefonumun ses kaydını açtım ve onu dinlemeye başladım.

Yine Savalan’la dertleşmekteydim. Ona sığınmıştım yine… Savalan’ın eteklerinde tek başıma ağlamıştım. Savalan’la yüz yüze gelmiş ve gözyaşlarımı tutamamıştım. Savalan’ın dağlarına, kayalıklarına Cavit’in Monolog’larını söylemiştim,  kurşun gibi çarpan haykırışlarım geri dönmüştü. Zirveden dereye doğru kayalar kopup yuvarlanmıştı.

 Cavit’in başına getirilen faciaları öğrendikten sonra monologlarını daha da enerjik okuyordum. Her okuduğumda intikam alıyordum, Cavit’in intikamını. Dağın bağrına çarpan haykırışlarım göğe yükselmişti:

“ Ah, bilmem ki; bu alem neresi?

Bana bir söyle cehennem neresi?

Şu sönük kalbime ateş dilerim

Ağlamak isterken hep gülerim

Onlar, eyvah, o sefil insanlar

Kalbi, vicdanı sönük kaplanlar!..”

Savalan, ağrılarımı duymuş olmalı ki; benimle konuşmaya başlamıştı:

“ Söyle, aç söyle, bilinsin derdin,

O sönük kalbi ısındırmak için,

Ne istersen yaparım etme keder”

  Hıçkırıklarım Savalan’ı sarmıştı. Sanki öz ruhumu da Cavit’in şiirlerine katıp dinleyicilerin dikkatine sunuyordum. Tebriz’deki meclislerde Cavit’in monologlarını bütün enerjimle okuduğum zaman orada bulunanlar bunu hayretle karşılıyor ve derin sükuta dalıyordu.

 Milli bilincim geliştikçe, Cavit’in ruhu ve yaratıcılığı ile temasa geçerek derinleşirdi.  Cavit’in yaratıcılığındaki derinlik, üslubundaki epik tutum, dil zenginliği beni terbiye ediyordu. En çok ezber bildiğim Hüseyin Cavit ve Sahand idi. Bu iki ulu ruh bana güç veriyordu.

Ben sessiz ve bütün dikkatimle dinliyordum. İki ulu ruh diyordu, iki ulu ruh bana güç veriyor. Sordum:

Nasıl bir güç?

 O; Fars vurmuş, kimliği yitmiş, yitirilmiş muhitte artık ben yalnız değildim. İçimde Cavit’in ruhunu taşıyordum. Kendimi tarihi bir görevin temsilcisi sayıyor, güçleniyordum. O zaman,  milli bilincin en derin ve düşünsel biçimini Cavit’in eserlerinde gördüm. Gençliğimin en verimli çağında, Hüseyin Cavit ruhuma girmiş ve beni yönlendirmeye başlamıştı.

Bayhan durakladı ve sordu. Men seni anlattıklarımla sıkıyor muyum?

Hayır hayır;  asla sıkılmıyorum.  Anlıyor ve senin bu haline gıpta ediyorum. Devam et lütfen.

 Ortaokul, lise derken tıp fakültesine başlamıştım. İkinci sınıftaydım. İyi bir doktor olmaktı hedefim. Sene sonuna yaklaşıyorduk. Birden düşlerime kar yağdı. Zemherinin en soğuğuydu bizi vuran. Halepçe’de katliam başladı. İnsanlar soykırıma uğratılıyor ve göz göre göre yok ediliyordu. İran coğrafyası ateş altında, en büyük faturayı Halep’çe ödüyordu. Bünyenin bir yerinde yara varsa  bütün bünye onun acısını çekerdi, hissederdi. Tebriz’den Tahran’a, Erdebil’e bütün İran bu savaşın soğuk yüzünde üşüyordu…

 Tıp fakültesinde ikinci sınıfı okudum, tutuklandım. Okumamı engellediler. Bizi zorla İran- Irak savaşına asker olarak alıp götürdüler. Halepçe’yi bizim ordu kuşatmıştı. Sadece İran tarafında yarım milyon genç öldü. Her iki tarafta “Allahuekeber” deyip saldırıyordu(!)?

 Savaşta; Saddam kimyasal silah kullanmıştı. O zaman sol kolum yandı, maskeden az da olsa kimyasal teneffüs etmiştim. Artık yanığın izleri silinmedi.  Uzun yıllar tedavi gördüm. Bir taraftan içimi söken öksürük bir taraftan yanık tedavim devam etti. Düşlerim üşümüş, hayallerim suya düşmüştü. Hayatımı alt üst eden bir kabus Halep’çe.  Çok acı çekmiştim. Bütün enerjim, yeteneğim yok edildi rejim tarafından. Canımı zor kurtardım. Hele bu özürlü duruma düşürmeleri yetmezmiş gibi, orada yaşamamdan da korktular. Tebriz’de kalsaydım öldürürlerdi. Türkçe resmi dil olsun diye çalışıyordum. Şiiliği sorguluyordum. İkisi de suçtur!

 
 
 
Etiketler: MEN, ERDEBİL’DENEM,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
43
0
3
7
12
22
2
Sivasspor
42
0
3
6
12
21
3
Trabzonspor
41
0
3
5
12
20
4
Alanyaspor
39
0
4
6
11
21
5
Galatasaray
39
0
4
6
11
21
6
Fenerbahçe
38
0
6
5
11
22
7
Beşiktaş
36
0
8
3
11
22
8
Göztepe
33
0
6
6
9
21
9
Gaziantep FK
27
0
8
6
7
21
10
Denizlispor
24
0
10
6
6
22
11
Çaykur Rizespor
24
0
10
3
7
20
12
Yeni Malatyaspor
24
0
8
6
6
20
13
Gençlerbirliği
21
0
10
6
5
21
14
Konyaspor
20
0
10
8
4
22
15
MKE Ankaragücü
20
0
10
8
4
22
16
Antalyaspor
19
0
10
7
4
21
17
Kasımpaşa
16
0
13
4
4
21
18
Kayserispor
15
0
13
6
3
22
BAĞCI ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv