Yazı Detayı
30 Temmuz 2019 - Salı 15:03 Bu yazı 670 kez okundu
 
EDEBİYAT VE YALAN-4
Feyza Özlem BÖKETİN
 
 

Yalanın özelliklerini irdeleyelim artık. Yalan, doğrusu ortaya çıkıncaya kadar gerçek zannedilen şeydir. O, gerçeğin zıddı olduğu halde onu gerçekten ayırt edemezsiniz. Çünkü gerçeğin özelliklerini kusursuzca taklit eder. Yalanın temel amacı ise kandırmaktır. Peki insan neden kandırmak ister? Gerçek bilinirse kendisi ya da karşı taraf zarar görecektir. Gerçek bilinirse elde etmeyi umduğu menfaati elde edemeyecektir. Gerçek bilinirse egosunu tatmin edemeyecektir, utanacaktır, dışlanacaktır… Daha da uzatabileceğimiz bu sebeplerin ortak yanı masum olmamaları.

Yalan, gerçek zannedildiği sürece söyleyeni de söyleneni de oyalar, gitmemesi gereken yollarda ilerletir. Sonra bir gün ortaya çıktığında ilk anda yaşatmasından çekinilen yıkımı daha sert bir şekilde yaşattığı yetmezmiş gibi yeni yıkım sebepleri de biriktirmiş olduğu görülür. O girilen çetrefilli yollardan dönmenin zorluğu da cabası. Artık en başta baş edilmesi gereken gerçeklerle baş etmek zorlaşmıştır, dallanıp budaklanmıştır, yalanın öldürdüğü zamanların hayal kırıklığı da gücünüzü iyiden iyiye kırmıştır. Sonuç olarak yalan suçtur, yalan suçludur, yalan zararlıdır.

Edebiyatın bu ve benzeri şeylere sebep olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette hayır. Edebiyat kandırma amacı gütmez, gerçeği masum olmayan menfaatler uğruna çarpıtmaz ya da örtmez, zarar vermez. Edebi eserin birebir gerçeği yansıtıp yansıtmadığını yazarına sormamıza gerek yoktur. Önceki yazılarımda benim yaptığım gibi kısa bir akıl yürütme ile edebiyatın hangi nedenlerle ve nasıl gerçeklikten uzaklaştığını görebiliriz, gerçeklikten uzaklaşan yönleri aşağı yukarı ortadadır. Üstelik edebî eserin gerçeğin birebir aynısı olup olmaması da önemli değildir. Aksine gerçeklikten uzaklaşması daha iyidir. Çünkü böylece size gerçeğin içinde yüzerken elde edemediklerinizi verir. Örneğin hayal gücünüzle buluşma imkanı verir. Gerçeğin sığlığında, sadece en sığ yerleriyle cebelleşip durduğunuz duygularınızın derinine inme imkanı verir. Kendi ruhunuza yaklaşıp onu tanımanıza olanak sağlar. Daha duyarlı bireyler olarak dünyayı daha güzel ve yaşanılır kılma isteği elde etme fırsatı verir. (Sanatı değil de ticaret, ün, yaranma gibi negatif amaçları önceleyen eserleri hariç tuttuğumu belirtmek zorundayım.)

Edebiyatın gerçekten uzaklaşması, yalanın gerçekten uzaklaşması ile aynı değildir. Edebiyatın gerçekten uzaklaşması, aslında gerçeğin sığlığından uzaklaşmasıdır. Gerçeği, duyguların ve düşüncelerin en ince, en derin, en etkileyici yerlerinden haber verebilmesi için eğip bükme, şeklini değiştirip yeniden kurgulama becerisidir. Gerçek olayları verirken (toplumsal gerçekçilik, otobiyografi vb.) farkında olmadan yanılmanın temelinde bile bu vardır; cümlelerin gerçeğin kopyasını aktarma amacı değil, gerçeği duyguların ve düşüncelerin en derinine dokundurup yeniden biçimlendirme amacı taşıması.

Tüm bunlara bağlı olarak edebiyat için “yalan” ifadesinin kullanılmasını kabul etmiyorum. “Kurmaca, hayal ürünü, fantastik, gerçek dışı” gibi ifadeler kabulümdür. Ama edebiyat asla “yalan” değildir.

 

 

 
 
 
Etiketler: EDEBİYAT, VE, YALAN-4,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
30
0
2
3
9
14
2
Beşiktaş
27
0
3
3
8
14
3
Trabzonspor
26
0
2
5
7
14
4
İstanbul Başakşehir
26
0
2
5
7
14
5
Fenerbahçe
25
0
3
4
7
14
6
Alanyaspor
23
0
4
5
6
15
7
Galatasaray
23
0
3
5
6
14
8
Yeni Malatyaspor
20
0
4
5
5
14
9
Göztepe
20
0
4
5
5
14
10
Denizlispor
18
0
6
3
5
14
11
Gaziantep FK
17
0
5
5
4
14
12
Çaykur Rizespor
17
0
7
2
5
14
13
Gençlerbirliği
14
0
6
5
3
14
14
Konyaspor
14
0
6
5
3
14
15
Antalyaspor
13
0
8
4
3
15
16
Kasımpaşa
12
0
8
3
3
14
17
Kayserispor
10
0
8
4
2
14
18
MKE Ankaragücü
9
0
9
3
2
14
ERSÖZ ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv