Yazı Detayı
09 Temmuz 2019 - Salı 14:14 Bu yazı 54 kez okundu
 
EDEBİYAT VE YALAN-1
Feyza Özlem BÖKETİN
 
 

            Edebiyat ve yalan arasında bir bağlantı var mıdır dersiniz? Acaba, edebiyat için “Etkili yalan söyleme sanatıdır” dersek doğru söylemiş olur muyuz? Bazı edebi eserlerin gerçek dışı özelliklerine ve yalanın özelliklerine bakarak bu sorunu çözmeye çalışacağım.

Hayal ürünü olduğu şüphe götürmeyen edebî eserlerden başlayalım işe; masallardan. Masallarda olayların çoğunun fantastik olup gerçekle bağlantısının yüksek derecede koparıldığını hepimiz biliriz. Filin uçması, bitkilerin konuşması, insanın boyunun uzayıp kısalması gibi durumlar, gerçek dünyada örneği olmayan durumlardır. Bu arada, fantastik ögeleri bol olan edebî ürünleri sevdiğimi itiraf etmeliyim. Bir eserin içinde yalan miktarı ne kadar artarsa o eseri o kadar çok mu seviyorum dersiniz?

Bir de şiirden söz edelim. Şiir, düşünceleri, ama daha çok da duyguları yoğun ve etkileyici bir şekilde aktarma sanatı, öyle değil mi? Peki şiir bunu gerçeklikten kopmadan mı yapıyor? Aksine, gerçeklikten ne kadar koparsa şiir o kadar şiir oluyor. Duygu ve düşüncelerin fantastiği yok elbette, varsa da hayal edilemez, kavranamaz. Ama onların özellikleri, derinlikleri, onlara sebep olanlar ve onların sebep oldukları, htirdikleri, algıda yaptığı değişiklikler vs. de mi fantastik ögelerle anlatılamaz? Söz sanatlarını incelediğinizde -ki bence bunlar şiirin bel kemiğidir- hepsinin ortak noktasının “gerçeklikten kopuş” olduğunu görürsünüz. “Gül yüzlüm, ey nazlı hilal, çorak ömrüm” gibi ifadelerin hangisinin gerçeklikte hayat bulma şansı var? Peki ama “al yanaklım, parlak hilal, kısa ömrüm” ifadeleri daha mı etkileyicidir? “Bütün gece ağladım” cümlesi ile “Göz yaşlarım akıp boğmadan bu kenti, gidiyorum” cümlesini karşılaştıralım. Birinci cümle gerçeğe çok yakındır, belki sadece ağlanan zaman abartılmıştır ama açıkçası beni çok da etkilemiyor. İkinci cümlede, dökülmüş bir damla göz yaşı bile yok ortada. Ama “hüznü” çok daha güzel bir şekilde ifade ediyor. Şair gitmezse ve göz yaşları akacak olursa kent boğulacak! Göz yaşına yüklenen ruha, güce, coşkunluğa bir bakın. O cansız kentin bile kalbini attırıyor da yoğunluğuyla ona boğulmayı tattırıyor. Böyle bir durumda, o göz yaşını akıtacak olan duygunun gücünü ve coşkunluğunu bir düşünün. İşte, şairin bahsettiği o duyguyu algılamaya çalışmak bile beni hayal gücümün ve duygularımın derinliğine doğru sürüklüyor. Bu da cümleye hayranlık duymamı sağlıyor. O zaman, acaba yalanlar beni gerçeklerden daha mı çok etkiliyor dersiniz?

 

 

 
 
 
Etiketler: EDEBİYAT, VE, YALAN-1,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
38
0
2
5
11
18
2
Galatasaray
32
0
4
5
9
18
3
Yeni Malatyaspor
32
0
4
5
9
18
4
Kasımpaşa
29
0
6
2
9
17
5
Trabzonspor
29
0
5
5
8
18
6
Beşiktaş
29
0
5
5
8
18
7
Atiker Konyaspor
28
0
4
7
7
18
8
Antalyaspor
28
0
6
4
8
18
9
Sivasspor
24
0
6
6
6
18
10
Göztepe
22
0
10
1
7
18
11
Bursaspor
21
0
4
9
4
17
12
Alanyaspor
21
0
9
3
6
18
13
Kayserispor
20
0
8
5
5
18
14
MKE Ankaragücü
20
0
10
2
6
18
15
Akhisarspor
17
0
9
5
4
18
16
BB Erzurumspor
16
0
8
7
3
18
17
Fenerbahçe
16
0
7
7
3
17
18
Çaykur Rizespor
12
0
7
9
1
17
MERKEZ ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv