Yazı Detayı
12 Ocak 2021 - Salı 10:03 Bu yazı 38 kez okundu
 
Bir Türkü ve Kahramanları
Anuş GÖKCE
yazar@cumra26haziran.com
 
 

Türkülerimiz…

Dinlerken sevinç duyduğumuz, eşliğinde halaylar çektiğimiz Türkülerimiz… Her biri bir diyardan gelerek bizi hasretle, gözyaşıyla yoğuran ezgilerimiz. Nereden gelirseniz gelin, Türk’ün dünyasına, yüreğine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Ben çocukluğumdan beri türkü ile haşır neşir olmuş bir insanım. Bir hayli türkü, sözü ezgisi ile beraber hafızamda yer etmiştir.

Bu sütunlarımızda Türkülerin çıkış yerlerini, mecralarını araştıracağız ve bize verdiği coşkuyu, sevinci, hüznü, elemi kederi bazen bir ağıt bazen bir koşma bazen bir oyun havası tarzında hislerimize tercüman olan dizeleri, beyitleri ve dörtlükleri sizlerle paylaşacağız. Beni pek çok sanatçı etkilemiştir. Türk ve Türkü aşığı bir kişiyim.

Beni en çok etkileyen sanatçılar en Bediha Akartürk, Nuri Sesigüzel, İzzet Altınmeşe, Selahaddin Alpay, Süreyya Davulcuoğlu, Rüstem Avcı, Nefise Özdemir, yine Rumeli türkülerini çok güzel icra eden Havva Karakaş, Belkıs Akkale, Kamil Sönmez, İsmail Türüt, Nezahat Bayram, Turan Engin, Ülkü Beşgül, Muazzez Türüt, Neşet Ertaş, Mükerrem Kemertaş, Nursaç Doğanışık, “Yolcular” cd’inde yer alan sanatçılar, Mehmet Özbek, Abdurrahman Kızılay ve Tebrizli sanatçı HuşengAzeroğlu olmuştur.Bir gün televizyonu açtığımda “Size Selam Getirmişem” türküsünü Huşeng Azeroğlu elinde defi ile seslendiriyor ve kızı da sahnede oynuyordu. Çok hoşuma gitti. Zaten Azeri Türkülerini çok seviyordum. Bu münasebetle Azeroğlu’nun “Size Selam Getirmişim” türküsünü sizlere kahramanları ile birlikle tanıtmaya çalışacağım.

“Serin sulu bulaklardan bulaklardan

Yeşil yaprak budaklardan budaklardan

Lale renkli yanaklardan

Bal süzülen dudaklardan

Size selam size selam getirmişem

 

Katar katarturnalardan

Yeşilbaşlı sunalardan

Azerbaycan diyarından

Köroğlu’nun Nigar’ından

Size selam size selam getirmişem

 

Koç Nebinin hecerinden

Setter Han’ın hünerinden

Şehriyarın şeherinden

Ay yıldızlı seherinden

Size selam size selam getirmişem

 

Katar katarturnalardan

Yeşilbaşlı sunalardan

Azerbaycan diyarından

Köroğlunun Nigar’ından

Size selam size selam getirmişem.”

 

Türküde sözü geçen Settar Han, hem Azerbaycan için bağımsızlık mücadelesi veren tarihi bir şahsiyet hem bir destan kahramanıdır. 1867 yılında Güney Azerbaycan’ın Karadağ şehrinde dünyaya gelen Settar Han, 1908 ’de İran’da meşrutiyet idaresi fesh eden Muhammed Ali Şah’a karşı mücahitlerin safında yer almıştır. 1908’de meclisi fesheden ve şaha bağlı Kazak Tugayları tarafından Milli meclisin bombalanması üzerine Tebriz halkı meclisin bombalanmasına karşı çıkmış ve şahın zorbalığını kabul etmemişlerdir. Settar Han ve yardımcısı Bağer Han bu direnişte önemli rol oynamışlar ve Şah taraflarına karşı ciddi üstünlük sağlamışlardır. Şehri Şahın uzun süre kuşatmasından sonra halkta açlık bas göstermesi ve ölümlerin armasını bahane eden Rusya, erzak getirmek ve şehirdeki Avrupalı vatandaşlarını kurtarmak bahanesiyle 29 Nisan 1909’da Tebriz’i işgal etmişti. İşgalden sonra İkinci Meşrutiyetin ilanına kadar Osmanlı Şehbenderliğinde sığınan Settar ve Bağer Hanlar, genel af ilan edilmesinden dolayı tekrar memleketlerine döndüler.

9 Eylül 1909’da Erbil’e Vali olarak atanan Settar Han bu görevde daha fazla kalmadı ve Tebriz’e geri döndü. Rusların ve İngilizlerin baskılarıyla Tebriz’de yaşamalarına izin verilmeyen Settar ve Bager Hanlar Tahran’a gitti.

Meşrutiyetin tekrar ilan edilmesinden sonra Tahran içinde iki önemli Meşrutiyetçi gurup olan Mücahitlerin oluşturduğu İtidalyum ile Ermenilerden oluşan demokratlar ve onlara destek veren Bahtiyar aşireti arasında güç mücadelesi başladı.

Mücahitlerden kurtulma yollarını arayan hükümet, Ağustos 1910’da bir emir yayınlayarak mücahitlerin silahlarını teslim etmelerini istedi. Settar Han ve Bağer Han’a bağlı mücahitler bu kararı kabul etmedi ve meydana gelen çatışmada pek çok mücahit öldü. Settar Han bacağından sakatlandı. Bu olaydan sonra Settar Han Tebriz’e geri dönmek istediyse de hükümet izin vermedi. 16 Kasım 1914’te Tahran’da vefat etti. Settar Han’ın sadece oğulları değil akrabalarından çoğu, Rusların Güney Azerbaycan’ı işgali esnasında öldürülmüştür. Bağer Han ise 1915’şe kadar Tahran’da kaldıktan sonra Ruslara karşı savaşan Millilerin mücadelesine katıldı. Kasım 1916’da Muhammed Emin Talabani tarafından Türkiye sınırlarına yakın Şirin köyünde öldürülmüştür. (Bolat, Gokhan Yar. Doç. Dr.,İran Meşrutiyet hareketinin Türk Liderleri: Settar ve Bağer hanlar,ZFWTvol 5, No:1,- Sayfa 48 v.d)

Onun yolundan giden 1906 Tebriz doğumlu Şehriyar, 1929 yılında ilk Türkçe şiir kitabını neşreder. “Heyder Babaya Selam” adlı şiiriyle Türkiye ve Sovyetler birliğindeki Türk Cumhuriyetlerinde büyük üne kavuştu. Haydar Baba, köylerinin üstündeki dağın adıdır.

“Heyder baba’ya Selam”

Heyder Baba, ıldırımlar şakanda,

Seller, sular şakkıldayıb akanda,

Kızlar ona saf bağlayıb bakanda,

Selâm olsun şevkatize, elize,

Menim de bir adım gelsin dilize.

Heyder Baba, kehliklerin uçanda,

Göl dibinden dovşan kalkıb, kaçanda,

Bahçaların çiçeklenib açanda,

Bizden de bir mümkün olsa, yâd ele,

Açılmayan ürekleri şâd ele.

Bayram yeli çardakları yıkanda,

Novruz gülü, kar çiçeği çıkanda,

Ağ bulutlar köyneklerin sıkanda,

Bizden de bir yâd eyleyen sağ olsun,

Derdlerimiz koy dikkelsin dağ olsun

…”

Türk’ün Dili

Şiir: Şehriyar

 

Türkün dili tek sevgili, istekli dil olmaz

Özge dile katsan, bu asil dil, asil olmaz

 

Öz şiirini Farsa Arab’e gatmazsa şair

Şiiri okuyanlar, eşidenler kesil olmaz

 

Fars şairi çox sözleri bizden aparmış

(Sabir) kimi bir süfreli şair, pahil olmaz

Türkün meseli, folkloru dünyada tekdir

Han yorğanı kend içre meseldir, mitil olmaz

Azer kuşunu Kayser Rumu esir etmiş

Kisra sözüdür bir bile tarih nağil olmaz

Pişmiş kimi, şiirin de gerek tad-tuzu olsun

Kend ehli bilerler ki, doşapsız haşil olmaz

Sözlerde cevahir kimidir, asli bedel’den

Teşhis veren olsa bu kadar zir- zebil olmaz

Şair ola bilmesen, anan doğmasa şair

Mis sen, a balam, her sarı köynek gızıl olmaz

Çok kıssa boy olsan, olusan cin kimi şeytan

Çok da uzun olma ki, uzunda akıl olmaz

Menden de ne zalim çıkar oğlum, ne kisascı

Bir defa buna kan ki, ipekten gazil olmaz

Azat koy oğul aşkı tabiatta beğensin

Dağ daşta doğulmuş deli ceyran hamil olmaz

İnsan o’dur tutsun bu zelil halkın elinden

Allah’ı seversen, bele insan zelil olmaz

Çok daki serabın suyu, var yağ-balı vardır

Baş erşe de çakdırsa, serap erdebil olmaz

Bir zerre musavat ola, şair çöpe dönmez

Erbaplarımızdan da karınlar tebil olmaz

Düz vakıtta dolar tahta-tabak edviya ile

Onda ki nenem sancılanır zencefil olmaz

Bu şehriyar’ın tabi kimi çimmeli çeşme

Kevser olabilse demirem, selsebil olmaz.

“El kimin

… Gurt gurtnan dolaşır itler it inen

Gurt şikarnan doyar, itler küt inen

Yanaşmanın goynu dolar bit inen

Heç elden özgeye gardaş olar mı

Fars, Çin,Urus’ran yoldaş olar mı?..”

1988 yılında Hakkın rahmetine kavuşan bu büyük Türk şairine de yüce yaratıcımızdan mağfiretler diliyoruz.

Köroğlu destanı ya da hikâyesi sadece Anadolu’da değil bütün Türk dünyasında ve onlara komşu olan ülkelerde bilinmekte ve dilden dile anlatılmaktadır. Anadolu’daki en yakın olanı Azerbaycan varyantıdır. Köroğlu’nun Azerbaycan’daki versiyonu Anadolu’dakinden biraz farklıdır. Temel karakteri, kahramanlığı, cömertliği, beyine isyan edip dağlara çıkışı aynı karakteri taşır. Anadolu’daki Varyantında Köroğlu’nun babası Bolu beyinin at bakıcısıdır. İsmi Ahmet’tir. Bolu Bey’i kendisine iyi bir at bulmasını seyisinden ister. Ne var ki seyisin getirdiği atı beğenmeyip gözlerine mil çektirir. Köroğlu köyüne taşınmıştır. Oğlu Ruşen Ali atı dört yıl boyunca bakıp tımar eder. Bu arada genç bir delikanlıdır. Kırat eşsiz bir at olmuştur. Ruşen Ali babasının intikamını almak üzere Bolu Bey’inin karşısına çıkar ve beye meydan okur. Bey arkasından atlılar önderdiyse de hiç biri ona yetişemez.

Bunsan sonra Ruşen Ali’nin adı Köroğlu olmuştur. Bolu Beyi’nin kız kardeşi Nigâr’a aşıktır. Nigâr her fırsatta Köroğlu’nu kollar ve ona yol gösterir.

Köroğlu’nun Azerbaycan’daki varyantında İsmi Ruşen’dir ve Teke kabilesindendir. Babası Mirza Sarraf, Türkistan Padişahı Murat’ın at sürülerini idare eder. Bir gün sürüler Ceyhun kenarında iken nehirden bir at çıkıyor. İki kısrak ile çiftleşiyor. Mirza Sarraf bunlara damga vuruyor. Bir müddet sonra bunlardan doğan tayları padişaha hediye ediyor.

Görünüşte çok kötü olan bu atların hediyesi padişahı kızdırıyor ve Mirza Sarraf’ın gözlerinin oydurulmasına sebebiyet veriyor. O zaman 9 yaşında olan Ruşen çok müteessir oluyor. Babası onu teselli ediyor. Ona büyük bir kahraman olacağını rüyasında ördüğünü haber veriyor. (Seher Atmaca, Dergipark pdf, “Azerbaycan ve Türkiye’de Köroğlu Destanı”KSÜ, Sosyal Bilimler Dergisi, c:3, sayı: 2, s.216 (355 v.d) 

Türküde geçen kahramanlardan biri de Koç Nebi veya Koçak (Kaçak) Nebi’dir Bu zat da aynı Köroğlu gibi zulme karşı gelmiş, efsaneleşmiştir. Hikâye Kars, Çıldır, Nahçıvan, Azerbaycan ve Tiflis gibi bölgelerde anlatılmaktadır.

19. yüzyılın sonlarında yaşadığı varsayılan Koç Nebi daha 16 yaşındayken babasını bir Rus askeri öldürür. Koç Nebi babasını öldüren askeri öldürür. Bunun üzerine Ruslar Kaçak Nebi’yi hapse atarlar. Koç Nebi Zindandan kaçarak Dağlara sığınır. Rus idaresinden zulüm gören ağalar da Koç Nebi’nin etrafında toplanır. Koç Nebi etrafına topladığı yiğitlerle birlikte Rus birliklerine baskınlar yapar.

Koç Nebi’nin Rüstemliler aşiretiyle dostluk kurduğunu öğrenen Ruslar, onu yakalamak için hapishane kaçkınlarını bile salıverirler. Mahmudova köyünde Rüstemliler aşiretine ait topraklardan 30 hektarlık araziyi Ruslar kendi hesapları üzerine geçirmek isterler. Karşı çıkan ahalinin önde gelen adamlarını öldürürler. Rüstemliler aşiretine dost olan Kaçak Nebi de köye gelir ve dostlarının yasına katılır. İntikam yemini eder. İran’a geçmiş olan çete liderlerini öldürür. Bu olay kısa zamanda duyulu ve Çar Türklere daha mülayim davranmaya başlar.

Koçak veya Kaçak veya Koç Nebi’nin başka bir varyantı da şöyle: Mahmut Ağa adında zengin bir Ağa’nın Hecer (Hacer) isminde güzeller güzeli bir kızı vardır. Kız evlenme çağına gelince talipler çoğalır. Kız hiç birini kabul etmez. Babası kızına ne istediğini sorar. Hacer babasına on yiğide mektup yazmasını ona göre hareket etmesini söyler. On yiğitten dokuzu gelir, biri gelmez. Gelmeyen Koç Nebi’dir. Hacer Koç Nebi’yle evlenmek istediğini söyler ve ağa tekrar ona mektup yazar. Koç Nebi Mahmut Ağa’nın köyüne gelir ve evine misafir olur. Koç Nebi’nin Mahmut Ağanın evinde misafir olduğunu öğrenen Ruslar köyü basarlar. Hacer ve babası akşama kadar Ruslarla savaşırlar. Sabah namazı vakti girince Hacer Koç Nebi’nin kalpağını camın önüne koyar ve Koç Nebi’ye kendi giysilerini giydirerek evin arkasından kaçırır. Sabahleyin su almak için çeşme başına giden Hacer, Koç Nebinin kıyafetini götürerek giysisini değiştirip dağlara salar. Bir müddet Ruslarla savaşan Hacer, Ruslara esir düşer. Ruslar onu Azamat kalesine hapseder. Koç Nebi sevdiği kızı Azamat kalesinden kaçırır. (Kuzucular, Şahamettin, “edebiyatvesanat akademisi.com”, Kaçak Nebi Hakkında Değerlendirmeler)

1980’li Türkiye’ye gelen Tebrizli sanatçı Huşeng Azeroğlu, “Size Selam Getirmişem” türküsüyle birçok kültür adamlarımıza değinerek iki toplum arasında bir köprü görevini sürdürmüştür. Sanatının 50. Yılında Şölet Kasetçilik Huşeng Azeroğlu Belesel-1 VCD hazırlamıştır. 50 yıllık birikimini bu albümde toplayan Azeroğlu, “Size Selam Getirmişem, Ayrılık, Karabağ, Karağ Şikestesi gibi birbirinden değerli 14 eseri yer almaktadır. Sanatçı 20 Haziran 2019 yılında Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

RUHU ŞAD OLSUN...

 

 
 
 
Etiketler: Bir, Türkü, ve, Kahramanları,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Ziya Gökalp ve Fikirleri-5
Ziya Gökalp ve Fikirleri-4
Ziya Gökalp ve Fikirleri-3
Ziya Gökalp ve Fikirleri-2
Ziya Gökalp ve Fikirleri
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-15
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-14
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-13
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-12
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-11
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-10
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-9
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-8
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-7
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-6
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-5
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-4
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-3
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu-2
Tarihi Roman Serüveninde Mustafa Necati Sepetçioğlu
SAFA GELDİN A SULTANIM
KÜLTÜR KÖPRÜSÜ ALİ BERAT ALPTEKİN
HEDİYE NİNE
Birer Birer Gidiyorlar
İBRAHİM DÜLGER HOCAYA VEDA
TÜRK KİMLİĞİ ve TÜRKÇE
TÜRK DÜNYASI İLE KÜLTÜR KÖPRÜSÜ (3)
TÜRK DÜNYASI İLE KÜLTÜR KÖPRÜSÜ (3)
TÜRK DÜNYASI İLE KÜLTÜR KÖPRÜSÜ
AZERBAYCAN 20 OCAK OLAYLARININ PERDE ARKASI (3)
AZERBAYCAN 20 OCAK OLAYLARININ PERDE ARKASI (2)
AZERBAYCAN 20 OCAK OLAYLARININ PERDE ARKASI
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (10)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (9)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (8)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (7)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (6)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (5)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (4)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (3)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (2)
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
GÖNLÜM BEYŞEHİR’DE KALDI
RAMAZAN DEMEK YARDIMLAŞMAK
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
41
0
4
2
13
19
2
Fenerbahçe
39
0
4
3
12
19
3
Galatasaray
36
0
5
3
11
19
4
Gaziantep FK
34
0
3
7
9
19
5
Hatayspor
31
0
6
4
9
19
6
Alanyaspor
31
0
6
4
9
19
7
Trabzonspor
30
0
5
6
8
19
8
Fatih Karagümrük
27
0
6
6
7
19
9
Yeni Malatyaspor
27
0
6
6
7
19
10
Antalyaspor
25
0
6
7
6
19
11
Göztepe
25
0
6
7
6
19
12
Sivasspor
24
0
5
9
5
19
13
Çaykur Rizespor
24
0
7
6
6
19
14
Başakşehir FK
23
0
8
5
6
19
15
Kasımpaşa
22
0
9
4
6
19
16
Konyaspor
22
0
9
4
6
19
17
Kayserispor
19
0
10
4
5
19
18
Gençlerbirliği
19
0
10
4
5
19
19
MKE Ankaragücü
18
0
11
3
5
19
20
BB Erzurumspor
17
0
11
5
4
20
21
Denizlispor
14
0
11
5
3
19
YENİ MERKEZ ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv