"YARIN NE GİYECEĞİZ"
Her gün, yarın ne giyeceğimizi düşünürüz…
Dolabımızı açar, hangi renk, hangi tarz, hangi kıyafet bana yakışır diye karar vermeye çalışırız. Bazen saatlerce bu düşünceyle oyalanırız.
Ama hiç düşündük mü; acaba bir gün ‘yarın giyeceğim’ dediğimiz kıyafet kefen olacak mı?
Hiç aklımıza geldi mi?
Oysa kefen, herkesin gardırobunda garanti olan tek kıyafet… Ama onu hiçbir zaman listeye eklemiyoruz. Hiçbir zaman gündemimize almıyoruz.
Çünkü kefeni hatırlamak, ölümle yüzleşmek demek. Ölüm ise çoğu insanın kaçtığı, konuşmak istemediği bir hakikat…
Sabahları hangi kıyafetle çıkacağımızı planlıyoruz ama belki de o sabah, kefenle buluşacağımız bir gün olacak.
Kim bilir? Belki de bugün son günümüzdür.
Hani sürekli ertelediğimiz işler var ya;
"Yarın başlarım."
"Yarın kılarım."
"Yarın tevbe ederim."
"Yarın helalleşirim."
O yarın, belki hiç gelmeyecek…
Dünya telaşı arasında unuttuğumuz bir şey var: Aslında gerçek hazırlık kefen içindir.
Kefen için kıyafet seçilmez. Onun modeli yok, modası yok, markası yok.
Ama onun için hazırlık yapmamız gerek: Salih ameller, güzel ahlak, kul hakkına dikkat, helal lokma, gönül kazanmak…
Dolabımızda kefenin yerini hatırlayalım.
Çünkü kefen giyeceğimiz gün, yarın olabilir.
Allah bizi hazırlıksız yakalamasın.
Biraz dünyaya biraz da ahirete hazırlanalım.
Zira kefeni hatırlayan insan, hayatını daha güzel yaşar.











0 Yorum