Telefon
WhatsApp
SÖZ
300 X 250 Reklam Alanı

Eskiden bir adam söz derdi, o söz senetti.

Bir köyde birinin sözü varsa, kâğıda gerek yoktu; filanca söz verdiyse tamam denirdi.

Ama şimdi?

Adam borç alırken,veresiye alış veriş yaparken,veya bir mal satın alırken öyle bir alıyor ki,

Allah rızası için bana yardımcı ol diyor,

vallahi billahi en geç şu gün ödeyeceğim diyor…

Alırken mütevazı, sesi titrek, gözleri yaşlı…

Ama iş ödemeye gelince,

aynı adam birden kabarıyor, bahaneler başlıyor:

Şimdi elim dar, işler kesat, haftaya veririm, iki güne hallederim…

Haftalar ayları kovalıyor,

sen aradıkça yüzüne bakmıyor,

borcu isteyen suçlu, borcu yiyen mağrur oluyor.

Hani derler ya,

Alırken melek, verirken şeytan kesiliyor.

Maalesef tam da öyle bir çağdayız!

Oysa Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

Zengin olduğu hâlde borcunu ödemeyen zalimdir.

Düşünün, borcunu ödememek zalimlik sayılmış.

Çünkü borcunu ödemediğin adamın hakkını yiyorsun.

O adam belki o parayı evladının ekmeğine, evinin kirasına, hastasının ilacına ayırmıştı.

Senin vurdumduymazlığınla o insan mağdur oluyor.

Bunun hesabı sadece dünyada değil, ahirette de çok çetin olur!

Dostlar,

biz Müslümanız. Bizim imzamız, bizim şerefimizdir.

Birinin parasını alıp da,veya birinin malını satın alıpda geciktirmek,

bir müminin güvenini sarsmak demektir.

Bugün parayı ödemeyip kurtulduğunu zannedenler,

yarın mahşer günü o kul hakkının altında ezilir.

O yüzden ne yapalım?

Borç alacaksak, gücümüz kadar alalım.

Söz verdiysek, sözümüzü namus bilelim.

Ödeyemeyeceksek yalanla oyalamayalım.

Birine borcumuz varsa, onun duasını değil, bedduasını almayalım.

Unutmayalım:

Alırken dua al, verirken de dua ettir.

Zira kul hakkı öyle bir şeydir ki,

kurtuluş reçetesi yok,

tek çaresi helalliktir!

Rabbim bizleri, borcuna sadık, sözünde duran, emanete sahip çıkan kullarından eylesin.

 

 

GENÇLİK

Değerli dostlar,Anadolu büyüklüğündeki dava taşını gediğine koyacak gençlik yetişti deniliyor, deniliyor da...

Bir etrafa bakalım hele…

Gerçekten o gençlik nerede?

Büyük şehirlerde gençlik, sabah ezanını duymadan uyuyor, öğlene kadar telefon elinde...

Kahve köşelerinde, kafelerde,sosyal medyada, birbirine kanka diyen, ama gönül bağı kuramayan,büyüğe küçüğe saygısını yitiren,özgürlük adı altında tüm rollere giren bir nesil büyüyor.

Mahallede top oynayan çocuk yok, sokaklarda selam veren genç kalmadı.

Bir zamanlar bismillah la güne başlayan gençlik vardı, şimdi şarjım yüzde kaç diye başlayan bir sabah var.

Bir dönem vardı, gençler vatanı için gece nöbeti tutar, sabah derse koşardı.

Şimdi çoğu, sabaha kadar oyun oynuyor, gündüz uyuyor.

O dava taşını omuzlayacak eller artık telefona, klavyeye, selfie çubuğuna sarılmış.

Dava kelimesi kulağa ağır geliyor onlara, Çünkü o yükü hiç taşımamışlar.

Ama dostlar, yine de umutsuz değiliz.

Bu toprakların mayası sağlam.

Anadolu’nun bağrında hâlâ tertemiz gençler var.

Köyünde sabah namazını kaçırmayan, anne babasının elini öpmeden evden çıkmayan, Kur’an’la büyüyen gençler var.

buna inancımız tam!

Yeter ki biz büyükler onlara örnek olalım.

Yeter ki onların elinden tutalım, sadece eleştirmeyelim.

Telefonla değil, tebessümle, sevgiyle yaklaşalım.

Onları birer kaybolmuş nesil diye değil, yeniden dirilişin mayası diye görelim.

Unutmayalım;

Bir zamanlar karanlığa gömülmüş bir coğrafyadan iman dolu bir gençlik nasıl çıktıysa,

Yine çıkacaktır inşallah.

Yeter ki umudu diri tutalım, dua etmeyi unutmayalım.

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!