Telefon
WhatsApp
NEREDE HATA YAPTIK?
300 X 250 Reklam Alanı

Şimdi etrafımıza bir bakıyoruz; öyle bir nesil yetişiyor ki, insan sormadan edemiyor: Biz nerede hata ettik? diye. Atalarımız der ya; Dağ yerinde ağırdır, insan sözünde ağırdır. Eskiden sözün bir ağırlığı vardı, edep vardı, haya vardı. Şimdi o ağırlık hafifledi, sözün kıymeti düştü.

Bak hele şuna…

Eskiden mahallede bir çocuk yanlış yaptığında, sadece annesinden babasından değil, komşudan da çekinirdi. Ayıp olur derdi. Şimdi çocuk, babasına kafa tutuyor, öğretmenine meydan okuyor. Niye? Çünkü evde otorite kalmamış, sokakta örnek kalmamış, ekranda rehber kalmamış.

Atalarımız ne güzel söylemiş:

Ağaç yaşken eğilir.

Ama şimdi o fidan daha baştan eğri dikiliyor. Sonra büyüyünce niye yamuk diye şikâyet ediyoruz.

Bakın açık konuşalım…

Bu mesele sadece gençliğin meselesi değil. Bu mesele hepimizin meselesi.

Anne-baba çocuğuna telefon verip susturuyorsa,

Baba akşam eve gelip çocukla iki kelime konuşmuyorsa,

Anne dizilerden kalkıp evladının derdiyle ilgilenmiyorsa,

Okul sadece diploma verip ahlak veremiyorsa,

Camide genç yoksa, sokakta sahipsiz kalıyorsa…

E biz ne bekliyoruz?

Atalarımız yine demiş ki:

Kurt dumanlı havayı sever.

Şimdi ortalık dumanlı, Kim neyin doğru neyin yanlış olduğunu seçemiyor. Genç, sosyal medyada ne görürse onu doğru zannediyor. Kim bağırıyorsa onu haklı sanıyor. Kim çok izleniyorsa onu örnek alıyor. Ama kimse çıkıp demiyor ki: Evladım doğru bu değil!

Bak hele şu hale…

Adam çocuğuna helal lokma yedirmeyi unutmuş, ama en pahalı telefonu almış.

Evladına namazı öğretmemiş, ama İngilizce kursuna yazdırmış.

Ahlakı ihmal etmiş, ama kariyeri kutsamış.

Sonra diyor ki: Bu gençlik niye böyle oldu?

Kusura bakmayalım…

Tarlaya ne ekersen onu biçersin!

Eğer biz evladımıza saygıyı öğretmezsek, o da büyüğüne saygı duymaz.

Sevgiyi vermezsek, merhameti bilmez.

Hakkı anlatmazsak, batılı doğru zanneder.

Bir de dışarıdan gelen rüzgârlar var…

Öyle diziler, öyle içerikler, öyle fikirler pompalanıyor ki; bu milletin değerleri yavaş yavaş aşındırılıyor. Aile küçümseniyor, edep eski kafalılık sayılıyor, ahlak gericilik gibi gösteriliyor. Genç de ne yapsın? Önüne ne konursa onu yiyor.

Ve acı olan şu ki…

Bu tablo, kendini değerlerine bağlı olarak tanımlayanların uzun yıllardır yönetimde olduğu bir dönemde ortaya çıkıyor; insanın asıl vicdanını sızlatan da burasıdır.

Ama en acı tarafı ne biliyor musunuz?

Kimse dönüp aynaya bakmıyor…

Kimse demiyor ki: Ben nerede yanlış yaptım?

Atalarımızın sözü nettir:

Kendi evini düzeltmeden başkasının kapısına bakma!

Şimdi bize düşen ne?

Önce kendimize bakacağız.

Evimizdeki yangını söndüreceğiz.

Evladımıza sadece ekmek değil, ahlak da vereceğiz.

Sadece bilgi değil, edep de öğreteceğiz.

Unutmayalım…

Bir nesil kaybolursa, bir gelecek kaybolur.

Ama bir nesil kurtulursa, bir millet ayağa kalkar!

Allah sonumuzu hayır eylesin…

Ama biz de elimizi taşın altına koymadan, sadece konuşarak bu iş düzelmez!

Selam ve dua ile…

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!