NE ZANNETTİNİZ?
Evet, başlığımız “Ne zannettiniz?” Türkçe deyişle “Ne Sandınınız?”
Bir durumun veya bir olayın zihinde tasarlandığı ya da düşünüldüğü gibi inanmak, zannetmek veya varsaymak anlamında tanımlayabiliriz değil mi?
Ya zanda bulunmak, bir konu veya kişi hakkında kesin bilgiye, kanıta ya da belgeye dayanmadan tahmin yürütmek, sanmak, ihtimal vermek veya kuşkulanmaktır.
Bizden önce yaşamışlarımız yani büyüklerimiz zandan sakınmak gerekir. Derlerdi. Kesin ve kanıtlanmış bir bilgiye dayanmadan, başkaları hakkında tahminlere veya önyargılara (kötü zanna/suizan) dayalı olumsuz düşüncelerden kaçınmak gerekir.
Böylesi durum dinimizde haram kabul edilir. Bireylerin dedikodu yapmasına ve toplumsal bağların zedelenmesine neden olabilir.
Demek ki zan, kişinin kendi iç dünyasındaki yorumlarına göre değişebiliyor.
Hüsnü Zanda Bulunmak: Bir kişi veya durum hakkında olumlu, iyi ve güzel düşüncelere sahip olmak, olayları iyimser bir şekilde yorumlamaktır.
Ya sui zanda bulunmak: Herhangi bir kanıt olmadan bir kişi veya durum hakkında kötü, olumsuz düşünmek ve şüphe duymaktır. Günlük dilde genellikle "birinin niyetini veya bir durumun aslını kesin bilmediği halde kötüye yormak" (su-i zan) anlamında kullanıyoruz.
Böylesi tanımlamalardan sonra nereye geleceğim mi? O zaman bedavadan yani karşılıksız olan şeylerle uğraşmayalım veya uğraşıyorsak bunu bırakalım.
Son günlerde dedikodular almış yürümüş, amcalar kendi yalanlarına yahut iftiralarına kendi inanıyor. Sonrasında günahına başkalarını da ortak ediyor.
Adam küllük müftülüğü yapıyor yaşantısını buna göre ayarlamış yerden alıp göğe püskürüyor. Affedesiniz kendini bir ..ok sanıyor. Gerçekten de sandığı gibi olduğunu da görüyoruz.
Eee böylelerine başka diyeceğiz? Adamın endamı ölçüsü kıvamı bu ise kendimiz bu gibilerle oyalamak boşa zaman harcamak olacaktır. Çumra ifadesi ile;
--- Salıvırın gitsin!
Yaz dizelerle ne demişler?
Abdal, ata binince; BEY oldum sanır,
Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır,
Cebir, zorba emrinde; REY oldum sanır.
İplik, elde gerilince; YAY oldum sanır,
Sıpa, kısrak yanında; TAY oldum sanır,
Gasp, haydut üleşince; PAY oldum sanır,
Yolak, içinde su akınca; ÇAY oldum sanır.
Topuk, Kırata kakınca; BAŞ oldum sanır,
Eğri, ahunun betinde; KAŞ oldum sanır,
Gazel, dalda kalınca; YAŞ oldum sanır,
Kum, harça girince; TAŞ oldum sanır.
Kütük, çaya düşünce; SAL oldum sanır,
Kök, yerden çıkınca; DAL oldum sanır,
Hal, çingen dilinde; FAL oldum sanır,
Yal, kaba konunca; BAL oldum sanır.











0 Yorum