KÂBE DOLU DA GÖNÜLLER DOLU MU?
Şimdi umreye giden arkadaşlar paylaşıyor…
Kâbe dolu, hem de tıka basa dolu, Böylesi kalabalık hiç görülmedi diyorlar.
Doğru, Vallahi doğru.
Bir hafta önce ben de oradaydım, gözümle gördüm.
Evet insan seli, Omuz omuza, adım atacak yer yok.
Ama gelin biraz da kendimize dönüp aynaya bakalım.
Bir öz eleştiri yapalım…
Şimdi soruyorum:
Kâbe’yi ağzına kadar dolduran bu kalabalığın
yüzde kaçı döndükten sonra hayatını değiştiriyor?
Yüzde kaçı haramdan elini çekiyor?
Yüzde kaçı namazını düzene koyuyor?
Yüzde kaçı kul hakkından korkar hâle geliyor?
Orada da görüyoruz,hele hele son yıllarda
Kimi oyasıyla boyasıyla sürmesiyle
kimi ağzında sigarasıyla,
kimi sanki turistik geziye gelmiş gibi,
İbadet değil de tatil havası.
Fotoğraf, video, kahkaha,
Günü gün edelim derdinde olanlar az mı?
Çok, Hem de çok!
Üç beş kadın bir araya gelmiş,
Haydi umreye gidelim, biraz gezelim havası…
Ama döndükten sonra hayat aynı hayat.
Dil aynı dil, ahlak aynı ahlak,namaz yok, edep yok, ölçü yok.
Bakın açık konuşalım:
Kâbe kalabalığının büyük kısmı kadın.Bu bir suçlama değil ama bir tespittir.Şuur yoksa, edep yoksa, haya yoksa
orası da dolsa ne olur?
Kardeşim,Kâbe dolu olmuş neye yarar
eğer evlerimiz boşsa?
Camiler dolu olmuş neye yarar,eğer sokaklarımız haramla doluysa?
Umre yapılmış neye yarar
eğer dönüşte yine vurdumduymaz bir hayat varsa?,Allah’ı unutur gibi yaşadıktan sonra,
Peygamber’i hatırlamaz gibi yaşadıktan sonra
oraya gidip gelmenin adı sadece yolculuk olur,
kulluk olmaz.
Kâbe’ye gitmek marifet değil kardeşim…
Kâbe’den dönünce değişebilmek marifet.
Asıl umre, eve dönünce başlar.Asıl hac, nefsi hacca gönderebilmektir.
Yoksa Kâbe dolu olmuş,
Kalp boş olduktan sonra
neye yarar, söyler misiniz bana?....











0 Yorum