KURBAN İBRAHİMCE BİR YAKARIŞ, İSMAİLCE BİR TESLİMİYETTİR
Kurban" sözlükte mastar olarak "yakınlaşmak", isim olarak da "Allah'a yakınlık sağlamaya vesile kılınan şey" anlamına gelir. Kurban, maddi ve manevî her türlü yakın olma, yaklaşma anlam yelpazesine sahip bir kelimedir. Bu, tâatler ile kâim olmaktır; yani kulun her şeyle Allah'a yaklaşmasıdır.
" Dinî terminolojide kurban, kendisiyle Allah'a yakınlık sağlamak; yani ibadet (kurbet) amacıyla belli vakitte belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder.
Kurban, hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Meşruiyeti Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Kitab ve Sünnet’ten delilleri şunlardır: “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser, 2) “Hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse bizim mescidimize yaklaşmasın.” (İbn-i Mâce, Edahi 2; Ahmet bin Hanbel, Müsned II, 231)
Hz. Âişe'den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Âdemoğlu kurban günü Allah katında kurban kesmekten daha güzel bir amel işlemez. Kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla (sevap olarak) gelir. Kurban, henüz kanı yere düşmeden, Allah tarafından kabul edilir. Bu sebeple kurban kesme konusunda gönlünüz hoş olsun, (bu iş size zor gelmesin).” ( Tirmizî, Edâhî, 1)
Şeddâd b. Evs diyor ki, “Ben iki şeyi Resûlullah'tan (sav) belledim. O şöyle buyurdu: “Allah her işi güzel yapmayı istemiştir. Şu hâlde siz (meşru bir sebeple) öldürürken de, (işkence etmeden) güzelce öldürün. Bir hayvanı kestiğinizde de kesimini güzel yapın. (Biriniz hayvan keseceği zaman) bıçağını bilesin ve kestiği hayvanı rahatlatsın!”(Müslim, Sayd, 57; D2814 Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 10-11)
Câbir b. Abdullah anlatıyor: Resûlullah (sav) bir bayram günü kurban olarak iki koç kesti ve onları kıbleye doğru yatırdığı zaman şöyle dedi: “Ben hanîf (hakka yönelmiş) olarak, yüzümü gökleri ve yeri yaratan (Allah)'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Allah'ım (bu kurban) sendendir ve Muhammed ile ümmeti tarafından senin (rızan) için sunulmuştur.”( İbn Mâce, Edâhî, 1; D2795 Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 3-4)
Zeyd b. Erkam anlatıyor: Resûlullah'ın (sav) ashâbı, “Ey Allah'ın Resûlü! Bu kurbanlar nedir?” dediler. Resûlullah, “Babanız İbrâhim'in sünnetidir.” diye cevap verdi. ( İbn Mâce, Edâhî, 3: HM19498 İbn Hanbel, IV, 368)
İslâmda ibadet amacıyla kesilen hayvana ‘udhiyye’, eti için kesilen hayvana da ‘zebiha’ denir. Kurbanın ‘udhiyye’ diye adlandırılmasının, Kurban bayramı namazından sonra kuşluk (duhâ) vaktinde kesilmesinden dolayı olduğu söylenmiştir.
Kur’an’da genel olarak ibadeti ifade eden ve aynı kökten gelen ‘nesîke, nüsük ve mensek’ kelimeleri de özelde kurbanı veya kurban kesim yerini ifade ederler.
Müminler her kurban kesiminde, Hz. İbrahim(as) ile oğlu Hz. İsmail'in(as) Yüce Allah'ın buyruğuna kayıtsız şartsız itaat konusunda verdikleri başarılı imtihanın anısını tazeler ve kendilerinin de benzeri bir itaate hazır olduklarını sembolik olarak gösterirler.
Kurban, vermektir. Kurban, teslimiyettir, Allah’a adanmışlıktır.
İbrahimce bir yakarışın, İsmailce bir teslimiyetin adıdır KURBAN.
"Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" ilâhi emrinin eyleme dönüştüğü an KURBAN.
Bir rüyaya aralanan göz ve o rüyada görülen bir çocuktur KURBAN.
"Babacığım, emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın" yakarışının kalpleri titreten yanıdır KURBAN.
Kurban yakınlıktır.
Yakınlığını ver bize,
Eyy yakınlığına muhtaç olduğumuz.










0 Yorum