DİN GÖREVLİLERİ NE YAPAR?
Değerli Oyucularım, Son günlerde sosyal medyada şu tür paylaşımları çok sık görmeye başladık:
İmamlar, din görevlileri aldıkları maaşı hak etmiyorlar…
Açıkça ifade ediyorum ki bu doğru, adil ve insaflı bir yaklaşım değildir.
İmamlık ve din görevliliği, sadece camide namaz kıldırmaktan ibaret sanılıyorsa, bu büyük bir yanılgıdır.
Bu görev, mesai saatleri olan bir iş değil; hayatın her anına dokunan bir sorumluluktur.
İmamın mesaisi sabah ezanıyla başlar.
Gün içinde beş vakit namaz,
Kur’an kursları,
cemaatin soruları,
gençlerin dertleri,
yaşlıların talepleri vardır.
Bununla da bitmez…
Caminin gerek iç temizliği, gerek dış çevre temizliği;
kısacası caminin bütün sorumluluğu onun üzerindedir.
Işıklar, ısıtma, düzen, tertip, emniyet…
Kimse görmez ama hepsi imamın mesuliyetidir.
Akşam oldu mu “mesai bitti” denmez.
Bir telefon gelir:
Hocam hastamız var, dua eder misin? Hocam nikahımız var kıyar mısın, hocam bir yere gitme damadımız gerdeğe katılacak haberin olsun ,
Hocam bir vefat oldu, gelir misin?”
Hocam ailemizde sorun var, konuşabilir miyiz?
Hocam bu pazar düğünümüz var haftalık iznine gitme burda bulun...
Gece yarısı cenaze olur,
Sabahın köründe defin vardır,
Soğukta, yağmurda, karda mezarlıkta yine imam vardır.
Düğünde çağrılan odur,
Mevlitte okuyan odur,
Taziyede teselli veren odur.
Bazen bir gencin elinden tutar,
bazen dağılmak üzere olan bir yuvayı ayakta tutmaya çalışır.
Bayramda herkes tatildeyken imam camidedir.
Kandil gecelerinde herkes evindeyken imam mihraptadır.
Cuma günü kalabalığın önünde hitap ederken omzunda yüzlerce insanın manevî sorumluluğu vardır.
Üstelik yaptığı işin hatası hemen fark edilir,
söylediği her söz tartılır,
attığı her adım göz önündedir.
Toplumda en çok eleştirilen ama en az anlayış gösterilen mesleklerden biridir.
Buna rağmen hâlâ aldığı maaşı hak etmiyor demek,
ya bu görevi hiç bilmemektir,
ya da bilerek haksızlık yapmaktır.
Daha da üzücü olan şudur:
Bu tür paylaşımlar insanları meslekler üzerinden karşı karşıya getiriyor,
milleti birbirine kinlendiriyor,
ayrıştırıyor.
Soruyoruz:
Hiç işiniz gücünüz yok mu da toplumu germekten başka işe yaramayan bu paylaşımları yapıyorsunuz?
Bu dil kime fayda sağlıyor?
İnsanları rencide eden,
emeği küçümseyen,
toplumu ayrıştıran bu tür paylaşımları
şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Bu milletin bugün en çok ihtiyacı olan şey;
birbirini yermek değil,
birbirine sahip çıkmaktır.
Unutmayalım:
Bir toplumu ayakta tutan sadece ekonomi değil, maneviyattır.
O maneviyatın nöbetini tutanlar da
imamlar ve din görevlileridir.











0 Yorum