Telefon
WhatsApp
CESEDİ VE KEFENİ ÇÜRÜMEYEN TÖVBEKÂR
300 X 250 Reklam Alanı

Kimi bu sınavı başarıyla geçer, kimi ise yoldan çıkar ama tövbe kapısı daima açıktır. Rabbimiz, kullarının hatalarından dönmesini sever. Kul, ne kadar büyük günah işlemiş olursa olsun, samimi bir tövbe ile Allah’a yönelirse affolunur. Bu gerçeği en güzel anlatan olaylardan biri, “cesedi ve kefeni çürümeyen tövbekâr” kıssasıdır.

Rivayet olunur ki zamanında çok günahkâr bir adam varmış. Öyle ki insanlar ondan uzak durur, adını anmak bile istemezlermiş. Ömrünü nefsinin peşinde, haramla, zulümle, kötülükle geçirmiş. Ancak bir gün vicdanı sızlamış. Kalbine bir pişmanlık düşmüş. “Ben ne yaptım, ömrüm boşa gitti” demiş. Gözlerinden yaşlar süzülmüş, gönlünden içli bir tövbe etmiş.

Sonra bir çobanın yanına varmış. “Ey çoban! Ben çok günah işledim, bu dağ başında Rabbime yalvarmak, tövbe etmek istiyorum. Bana birkaç günlüğüne bir yer göster, yalnız kalayım” demiş. Çoban onu bir mağaraya götürmüş.

O mağarada günlerce ağlamış, secdeye kapanmış, gece gündüz af dilemiş. Yememiş, içmemiş… Nefsiyle savaşmış. Yalvarmış: “Allah’ım, beni affet. Bu canı sana kul olmadan alma” demiş. Nihayet ruhunu o mağarada teslim etmiş.

Zaman geçmiş, mağaraya yolu düşenler adamın cesedini görmüş. Fakat tuhaf bir şey fark etmişler: Ne cesedi kokmuş, ne kefeni çürümüş. Sanki yeni ölmüş gibi duruyormuş. Hâlini anlayamayanlar, bir âlime koşmuşlar. O zat gelip durumu görünce derin bir nefes almış ve şöyle demiş:

 “Bu adam tövbekâr bir kuldur. Günah işlemiş olabilir ama son nefesinde pişman olmuş. Kalpten tövbe etmiş. Rabbimiz onun tövbesini kabul etmiş ve cesedini de kefenini de çürütmemiş. İşte samimi bir dönüşün mükâfatı budur.”

Bu olay bize büyük bir hakikati hatırlatıyor. İnsan günah işler, düşer, kirlenir... Ama Allah affedicidir. Tövbe eden kulunu bağışlayandır. Yeter ki tövbe samimi olsun. Gözyaşı sahte olmasın, dil kalbe tercüman olsun.

Bugün bizler de ne halde olursak olalım, ne yaşamış olursak olalım… Şunu unutmayalım: Allah’ın rahmeti, bizim günahımızdan büyüktür.

Çünkü asıl mesele düşmek değil, kalkmayı bilmektir. Affedilmek isteyenin kapısı ardına kadar açık. Yeter ki biz o kapıya doğru adım atalım.

Cesedi çürümeyen tövbekârın sırrı, işte o içten gelen gözyaşında, gönülden edilen duadadır. Belki bir gün biz de bir mağaraya gitmeyiz ama seccadeye kapanır, yüreğimizle “Yâ Rabbi!” deriz.

Ve kim bilir… Belki o an, bizim için de çürümezliğin başlangıcı olur.

 

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!