CENNET YOLUNDA KÂBE'DEN GAZZE'YE...
Değerli dostlar; Bugün öğle vaktinde, Mekke’nin serin gölgesine sığınmış kadim bir camide, hayatımın belki de en unutulmaz karşılaşmasını yaşadım.
80 yaşında, yüzü nurlu, sakalları ak pak olmuş, gözlerinde bir ömürlük hikmet taşıyan Antepli Molla Muhammed Hoca ile tanıştım. Mekke’de doğmamış ama Mekke’ye gönül vermiş. Tam 45 yıldır burada bir camide imamlık yapıyor. Şehir değişmiş, insanlar değişmiş, dünya değişmiş ama o yerinde duruyor, her ezanla birlikte göklere sesleniyor, her hutbede ümmeti uyandırmaya çalışıyor.
Kısa süren ama derin bir sohbetin ortasında söylediği bir cümle zihnime mıh gibi çakıldı. Uzun uzun sustuk, sonra başını eğip dedi ki:
Bugün Müslümanlar Cennet istiyorsa, Kâbe’ye değil, Gazze’ye koşsun!.
Önce yadırgadım. Kâbe, Allah’ın evidir; Beytullah’tır. Orası ümmetin kıblesidir. Nasıl olur da Cennet Kâbe’de değil de Gazze’de aranır? Fakat sonra sustum. Hoca konuşmuyordu artık, gözleriyle anlatıyordu. Gözlerinde bir Filistinli annenin sessiz haykırışı, bir yetim çocuğun enkaz altından yükselen duası vardı. O an anladım: Hoca, sadece bir coğrafyadan değil, bir şuurdan bahsediyordu.
Bugün Kâbe’de olmak kolay. Lüks oteller, klima konforunda tavaflar, bol bol fotoğraf çekilen umre hatıraları, Ama Gazze’de olmak zor. Çünkü Gazze, ateşin içinden geçmek demek. Aç kalmak, susuz kalmak, bazen bir lokma ekmeği on kişiyle paylaşmak demek. Ve en önemlisi, zulme karşı dimdik ayakta durmak demek.
Molla Muhammed Hoca'nın dediği şey şuydu: Bugün ümmet olarak sadece dua etmekle, sadece ibadet etmekle kurtulamayız. Kalbimizle birlikte ayaklarımızı da harekete geçirmemiz gerekiyor. Çünkü bugün Cennet, sadece ibadetle değil, mazlumu sahiplenmekle, zalime karşı durmakla, elindekini paylaşmakla, bir yetimin başını okşamakla mümkün.
Gazze, bugün ümmetin aynasıdır. Biz ne haldeyiz sorusunun cevabı Gazze’dedir. Eğer biz Gazze’yi unuttuysak, kendi vicdanımızı da terk etmişiz demektir. Çünkü orada çocuklar sabah namazında şehit olurken, biz rahat yastıklarımızda nasıl huzurla uyuyabiliriz?
Kâbe elbette Allah’ın evidir. Ona yüzümüzü döneriz. Ama Filistin, ümmetin vicdanıdır, ona da yüreğimizi dökmemiz gerekir.
Mekke’nin kadim bir camiinde, 80 yıllık bir ömrü Allah’a adayan bir bilge, bana tek bir cümleyle modern çağın en büyük hakikatini haykırdı:
Cenneti istiyorsan, Gazze’ye koş!
Bugün bu sözü sadece işitmekle kalmadım. İçimde bir yer değişti. Artık dua ederken sadece ellerimi değil, kalbimi de açıyorum. Ve biliyorum ki, Gazze’nin yarasını sarmadan, Filistin’in gözyaşını silmeden bu ümmetin alnı secdeden kalkamayacak.
O yüzden şimdi hep birlikte sormalıyız,
Gerçekten Cenneti istiyor muyuz?











0 Yorum