CAMİLERE SAHİP ÇIKALIM
Değerli dostlar, Şu camilere bir de yakından bakalım.
Cami dediğin yer, sadece ezan okununca kapısı açılan bir mekân değildir.
Orası Allah’ın evidir; gece gündüz ayakta duran, yaşayan bir mekândır.
Kışı gelir.Soğuk ayaz bastırır, cemaat üşümesin diye kalorifer yanar, doğalgaz akar.
Hocam cami soğuk denir, ama faturası kimin cebinden çıkacak pek sorulmaz.
Sobası varsa kömürü, kaloriferi varsa bakımı, tesisatı, arızası ayrı bir masraftır.
Yazı gelir,Sıcak basar, yaşlısı var, hastası var, kliması açılır, vantilatörü döner.
Elektrik saati durmaz, sayaç durmaz.
Ama kimse dönüp Bu elektrik faturası nasıl ödenecek? diye düşünmez.
Bir de caminin görünen kısmı var, görünmeyen kısmı var.
Şadırvan akar,Tuvalet kullanılır; temizliği var, deterjanı var, kâğıdı var.
İçerisi her gün süpürülür, halılar silinir, camlar yıkanır.
Dışı desen, yağmurda çamur olur, yazın toz olur; çevre düzenlemesi ister.
Ampul patlar, priz bozulur, musluk damlatır.
Bugün küçük görünen masraf, ay sonunda dağ gibi olur.
Ama ne hikmetse, bütün bu işler dönüp dolaşıp imama bakar.
Hocam bir çaresine bak denir.
İyi de hocanın ne bütçesi var, ne kasası, ne de sihirli bir değneği.
Cami Allah’ın evidir,
İmam bu evin bekçisi, emanetçisidir.
Ne caminin sahibi
Ne de faturaların muhatabı sadece imamdır..
Bu camiler hepimizin camisi.
Bugün burada namaz kılanın da,
Yarın cenazesi buradan kalkacak olanın da camisi.
O yüzden camiye sahip çıkmak,
Sadece cuma günü saf tutmak değildir.
Gerektiğinde ışığını yakmak,
Suyunu akıtmak,
Temizliğine, bakımına omuz vermektir.
Unutmayalım ki,
Bir caminin kapısı açık kalıyorsa,
Isısı yanıyorsa, suyu akıyorsa,
Bu hep birlikte sahip çıkarsak olur.
Yük bir kişinin omzuna binerse ağır gelir,
Hep birlikte tutarsak rahmet olur.
Camiye sahip çıkmak,
Aslında kendi imanımıza sahip çıkmaktır.











0 Yorum