ALTIN YÜKSELDİ HAYAT AĞIRLAŞTI...
Evet sevgili dostlar… Bugün itibarıyla altının gramı 8 bin 125 liraya dayanmış durumda. Rakam büyük ama mesele rakamdan ibaret değil. Asıl mesele, bu rakamların milletin günlük hayatına nasıl dokunduğu, nasıl can yaktığıdır.
Bizim memlekette altın sadece kuyumcuda durmaz. Altın; düğünde takıdır, cenazede destektir, dar günde uzatılan bir eldir. Eşimiz, dostumuz düğün yaptı mı, elimiz boş gitmeyiz. Gücümüz yettiğince gram altın, çeyrek altın takar, “Allah bir yastıkta kocatsın” deriz. Çünkü bu bir gelenektir, bir vefadır.
Ama bugün gelinen noktada bu gelenek bile zorlaşmıştır. İnsan düğün davetiyesi gelince sevinmekten çok düşünür hâle gelmiştir. “Ne takacağım, nasıl takacağım?” hesabı başlar. Çünkü artık bir gram altın bile ciddi bir yük olmuştur. Çeyrek altın ise birçok aile için hayal sınırına dayanmıştır.
İşin acı tarafı şudur:
Geçen ay 72 bin lira maaş alan bir memur, bu maaşla 12 gram altın alabiliyordu. Aradan sadece bir ay geçti. Bugün aynı 12 gram altın için 98 bin lira gerekiyor. Yani memurun maaşı durduğu yerde 26 bin lira erimiş oldu. Ne harcama yaptı, ne keyif sürdü, ne borca girdi… Sadece zaman geçti, altın yükseldi.
Bu tablo bize çok net bir şeyi söylüyor:
Paranın üstünde yazan rakam duruyor ama değeri durmuyor. Maaş aynı maaş ama alım gücü her geçen gün biraz daha düşüyor. İnsan cebine bakıyor, para var zannediyor; çarşıya pazara çıkınca gerçeği görüyor.
Eskiden bir memur maaşıyla düğün yapar, ev kurar, altın alırdı. Bugün ise maaş daha ayın ortasına gelmeden buhar oluyor. Marketten çıkarken fişe bakıp şaşırıyoruz, kuyumcunun önünden geçerken içimiz çekiliyor.
Soruyorum buradan açık açık:
Bu nasıl bir yükseliş?
Bu hız kimin hızıdır?
Bu bedeli neden hep dar gelirli ödüyor?
Zengin yine yatırımını yapıyor, malını mülkünü koruyor. Ama işçi, memur, emekli her ay biraz daha fakirleşiyor. Sessiz sedasız, farkına bile varmadan… Bugün altın alamayan, yarın düğüne gidemeyecek hâle gelir. Bugün gramı düşünen, yarın ekmeği düşünür.
Altın yükseliyor diye sevinilecek bir hâl yok. Çünkü bu yükseliş üretimden değil, bereketten değil. Bu yükseliş, hayat pahalılığının aynasıdır. Altın uçtukça düğünler sadeleşiyor, sofralar küçülüyor, umutlar daralıyor.
Allah bu millete sabır versin.
Ama sabırla birlikte adalet, denge ve bereket de versin.
Çünkü altın yükselirken, alın terinin bu kadar hızlı erimesi bu milletin kaderi olmamalıdır.











0 Yorum