Haber Detayı
22 Ekim 2019 - Salı 16:27 Bu haber 1653 kez okundu
 
"Hayalleri olmayan çocuklar şampiyon oldu"
Cansu Ceylan ve öğrencileri Milliyet Pazar ekinde Özlem Ülkü'nün konuğu oldu. İlçemiz Türkmenkarahüyük Mahallesi Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Cansu CEYLAN, Ulusal Gazetelerimizden Milliyet Gazetesinin Pazar ekinde Gazeteci-Muhabir Özlem ÜLKÜ'nün sorularını cevapladı, başarılarının hikayesini anlattı. İlçemizin de gururu olan Cansu öğretmenimiz ve öğrencilerinin başarıdan başarıya giden yolculuğunu anlatan röportajı aynen yayınlıyor, öğretmen ve öğrencilerimizi başarılarından dolayı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.
SPOR Haberi


Bir dönem hayal etmenin uğramadığı adreslerden Konya Türkmenkarahüyük köyünün ilk beden eğitimi öğretmeni Cansu Ceylan, yaptıklarıyla çocukları duvarın ötesiyle buluşturuyor

İstanbul’dan yaklaşık 800 km. uzakta bir köy Türkmenkarahüyük. Konya’nın Çumra ilçesine bağlı bu köyün çocukları, beden eğitimi öğretmeni Cansu Ceylan sayesinde ragbi, gülle atma, disk atma, bocce ve badminton gibi birçoğumuzun sadece adını duyduğu spor dallarında okullar arasında düzenlenen yarışmalara katılıyor, Türkiye şampiyonu oluyor. Peki bozkırın ortasındaki bu öğrenciler, nasıl başarılı oldular? Neden bu sporlar? Kafamızda sorularla, bir köy başarısını dinlemek için düştük yollara... Saatlerce süren yolculuktan sonra güneş tepedeyken ulaştığımız köyde ilk dikkatimi çeken, bitmeyen bir sessizlikti. Sokaklarda sadece birkaç çocuk gördüm. Kıpır kıpır, koşan oynayan çocuklar. “Burada yaşayan tek canlı bu çocuklar olmalı” diye düşündüren türden. Evler, bazılarının belki de daha önce hiç görmediği kerpiçten.

 

Aziz Sancar’dan etkilendi

Cansu Ceylan, tek katlı okulun bahçesinde karşıladı bizi. Buraya altı yıl önce atanmış. Onun ilk okulu, okulun ise ilk beden eğitimi öğretmeni. İlk günler zor geçmiş, ne yapacağım, ne yapmalıyım diye sorgulamış kendini. Ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın “okul sporları” yarışmalarını görmüş. Tam da o sıralar, Aziz Sancar’ın bir sözünü okumuş: “Herkes zekaya inanır, ben çalışmanın gücüne inanıyorum. Emeğe inanıyorum.” İşte bu cümleler onu harekete geçirmiş. Emeğe inanmış, bugün “Sonunda karşılığını aldım” dediği yola çıkmış.

 İlk olarak köy okulundaki çocuklarla kolejlerde okuyanlar arasındaki fırsat eşitsizliğini en aza nasıl indirebileceğini düşünmüş: “Çocuklarımının öne çıkması için az bilinen farklı bir alan seçmeliydim. Ragbiyi gördüm. Nasıl oynandığını ben bile bilmiyordum. Videolar izleyerek, sora sora öğrendim. Bu çocukların kaderi neden kaybetmek olsun dedim ve çalıştık. 2018’de erkekler takımım, ardından geçen mayısta da kız takımım önce Konya, ardından bölge ve Türkiye şampiyonu oldu. Voleybol gibi fazla sayıda güçlü takımın olduğu bir spor dalında Konya’ya bile çıkamazdık.”

“En zoru hayal kurdurmak oldu”

Kendini duvar ustası gibi görüyor Cansu Ceylan. Yaptığı şeyin mucize olduğunu düşünmüyor, “Sadece inanç ve çalışmak” diyor. Hatta başlarda çalışmaktan fark edememiş başarılarını: “Hani derler ya, duvar ustası her gün ördüğü duvarın nerede olduğunu görmez diye. Taa ki biri gelip, ‘Ne kadar yüksek bir duvar’ diyene kadar. Bende de öyle oldu.”

 En çok nerede zorlandığını merak ettim. “Çocuklara hayal kurdurmakta” yanıtını aldım. Biraz anlatmasını istedim, şunları söyledi: “Geldiğimde çocukların bir hayali yoktu. Okulun 70 yıllık olması, eşyaların yetersiz, elverişsiz olması değil hayallerinin olmamasıydı asıl dert. Cevap alamadığım tek soru, ‘Ne olmak istiyorsun?’ oluyordu. Susarlardı. Kızlar, hiç konuşmazdı. Erkekler de ya çoban ya biçerci olacağını söylerdi.  Benim tek amacım, onların hayatına dokunmak.”

 “Aileler gavur işi dedi”

Hayal kurmaya teşvik ettikten sonra sıra uygulamaya gelmiş. Bu konuda ilk karşısında duranlar, ne yazık ki meslektaşları olmuş. İlçede yapılan zümre toplantısında, “Türkmenkarahüyük’de mi yapacaksın? Bu kız daha bilmiyor, sen bir başla da görürsün” demişler. “Bana güldüler, ama ilk yarışmamız cirit atmada Konya ikincisi yaptım çocukları. Hem de temizlik sopasıyla çalışarak. Kaldırım taşlarından birini sökerek gülle niyetine çalıştırdığım öğrencim de gülle birincisi oldu” diyor Ceylan Öğretmen. Bir diğer tepkiyi de velilerdenmiş: “Önce, ‘O ne?’ dediler. Daha kolay anlasınlar diye Amerikan futbolu dedim. Gavur işi diyerek istemediler ama sabırla anlatınca, gelin izleyin deyince tepkileri değişti. Kolay olmadı ama oldu. 70 çocuğumdan 65 tanesi okul sporları alanında lisanslı artık.”  

“Kaybetmeye mahkum görüyorlardı kendilerini”

Okuldaki devamsızlık oranı, bu sporlar sayesinde oldukça azalmış. Cansu Öğretmen’e göre en büyük değişim, öğrencilerinin kendini ifade edebiliyor olmaları: “Hâlâ biraz çekingenler ama öncesinde ne kendileri ne de çevreleri onlara inanmıyordu. Kaybetmeye mahkum görüyorlardı kendilerini. Ragbi topumuzu pet şişelere bezler sararak yaptık. İçine kum, çakıl doldurduk. Meslektaşlarım inanmazken, sosyal medya aracılığıyla tanımadığım insanlar malzeme yolladı.”

“Kendimi anne gibi hissediyorum”

Cansu Ceylan’ın konuşmalarında en çok dikkatimi çeken, “çocuklarım” ifadesi oldu: “Çocuğum yok ama kendimi anne gibi hissediyorum. Sevgilerini hissediyorum. Onların koşulsuz, yalansız halleriyle daha çok bağlanıyorum. Hayatında daha önce köy görmemiş biri olarak, üzerim pislenmiş, ayağım çamur olmuş hiç umrumda değil. Koşarak geliyorum.”

“Bir taş parçası bile malzeme olabilir”

 İnsan yaptığı işi sevince, zorluklar çok da zor gelmemeye başlıyor. Cansu Öğretmen, tayin isteme hakkı olmasına karşın gitmeyi hiç düşünmemiş: “Ben bu masumluktan uzak durmak istemiyorum. Merkezde daha çok çocuğa faydan olur diyorlar. Ama oradakilerin bana ihtiyacı yok. Merkezi yerlerde olanlardan, “Malzeme yok, şu yok bu yok” diye bir sürü bahane duyuyoruz. Bir taş parçası bile malzeme olabilir. Eğer bugün beden eğitimi dersi, ‘Rahat ol, hazır ol, tamam serbestsiniz’ diye anılıyorsa asıl suç meslektaşlarımdadır. Öğretmenler olarak çuvaldızı kendimize batırmamız gerekiyor.”

Öğrencileri için kapı kapı dolaşmış

Öğrencilerini turnuvalara götürmek için tabiri caizse kapı kapı dolaşmış Cansu Ceylan. İl merkezindeki sanayide kalem kalem ihtiyaçlarını anlatmış: “Kendim için bir lira pazarlık yapamayan ben, çocuklar için dilenci gibi para topladım. Yemesi, içmesi, mazotu hepsini anlattım.”

İşte bu yardımlarla Mersin’de bocce birinciliğini kazandıkları 2015’te öğrencilerinin denize bakışları, ona gerçek amacını daha da iyi htirmiş: “O hayran bakışlar, bir otelde çatal bıçakla yemek yemeye çalışmalar birincilikten daha önemli. Dünyaları burayla sınırlı olmamalı. Keşfetmeliler. Çocuklarımın gözlerindeki o parıltı için devam edeceğim. Duvarın ötesi de var ve kaybetmeye mahkum değiller.”

Başarı yeni okulu getirdi

Cansu Öğretmen ve öğrencilerinin, bugünlerde yeni bir mutluluk kaynağı var. Öğrencilerin başarılarını duyan Türkmenkarahüyüklü hayırsever Kamil Türk, onlara yeni bir okul yaptırma sözü vermiş. Şimdilerde sadece bir çukur kazılmış. Ama gözleri dolarak gösterdi bana o çukuru Cansu öğretmen ve sesi titreyerek anlattı: “Ben artık her sabah oraya bakıyorum, mutlu oluyorum. Bu okul 70 yıldır var, o belki 100 yıl kalacak. Benim hayalim buradan mezun ettiğim çocukların meslek sahibi olup, yaşadıklarımızı unutmaması. Bir gün, ‘Öğretmenim, biz de şöyle bir yere gitmiştik, şöyle hmiştik’ demesi. ”(Haber Merkezi)

Kaynak: Editör: Abdullah SUCU
 
Etiketler: "Hayalleri, olmayan, çocuklar, şampiyon, oldu",
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
YENİ ÖZKAN ECZANESİ


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv